Zeynel Eroğlu

Zeynel Eroğlu

Medyum, Astrolog ve Metafizik Uzmanı

ZEYNEL EROĞLU KİMDİR?
Tokat’ın Niksar ilçesinde, 1964 yazında 6 çocuklu bir ailenin ilk çocuğu olarak dünyaya gelen Zeynel Eroğlu, Fizik Ötesi yani Metafizik İlimleri kendine meslek edinmiş ve üstadım diye adlandırdığı babası Hüseyin efendi gibi, insanların manevi sorunlarına çare bulmaya çalışan bir 21. Yüzyıl Metafizik Uzmanı…
“Kendimi bildim bileli metafizik ilimlerin içindeyim” diyen Zeynel Eroğlu, “İşim bana aile mirası diyebilirim çünkü benim ilk hocam, akıl danışmanım babamdı. Bugüne kadar yaptığım, yapabildiğim ve yapmaya çalıştığım her başarımı babama borçluyum…” şeklinde konuşarak hem babasına olan vefasını gösteriyor, hem de yaptığı işin kısa bir özetini veriyor bizlere…
Hayatının nerede ise yarısından çoğunu Metafizik İlimler ile ilgili yaptığı çalışmalara ve araştırmalara adayan Zeynel Eroğlu, hayat devam ettikçe öğrenmenin asla bitmediğini savunuyor.
Ayrıca; Modern, Klasik, Vedic (Hint) ve Çin Astrolojisi ile ilgili uğraşları bulunan Zeynel Eroğlu, Ruhsal Şifa, Reiki, NLP, Feng Shui, Hipnoz ve Çakra Açma çalışmaları yapmaktadır. Özellikle Metafizik anlamda yaptığı çalışmalar ile Ulusal Kanallarda tartışma programlarına katılarak, kendisine yöneltilen soruları cevaplandırmış, Uzman Tv’de metafizik ile ilgili toplumun merak ettiği konulara açıklık getirmiştir. Çalışmaları görsel basının yanında yazılı basına da konu olan Zeynel Eroğlu, “okuyorum, çalışıyorum, öğreniyorum ve anlıyorum” ilkeleri ile hareket ediyor, danışanlarına da bu duyguları ve kavramları aşılıyor.
METAFİZİK İLİM..?
Yaşadığımız evrende iki alem var. Birincisi; gözle görülür ve elle tutulur FİZİKİ ALEM. Fiziki alemin temelini cismin bölünebilir en küçük parçası olan Atom oluşturur. İkinci alem ise; Kuantum Fiziğini ve düşünce enerjisini öne çıkarıyor. Fizik kurallarının geçerli olmadığı bu aleme biz FİZİK ÖTESİ ALEM, kısa adı ile Metafizik Alem diyoruz…
Metafizik aslında doğaüstü demek… Bir çok insan şunu soracak: “Nedir Metafizik yada Doğaüstü ne demek?” Metafizik, yüzyıllardır bilim insanlarınca felsefenin üzerinde bir kambur olarak görülmüştür. Kamburdur çünkü vardır; aynı zamanda yine kamburdur çünkü var olduğunu kabul etmekle, kabul etmemek arasında kalmıştır insanlar. Metafizik Doğaüstüdür… Doğaüstü demek ise, doğanın ta kendisi demektir. Doğayı, varlığı, insanların nesillerdir gelişimini; hatta aklı ve sevgiyi kabul eden insanoğlu, ister bilim insanı olsun, ister sıradan bir vatandaş; metafizik’i kabul etmelidir. İnsanların kafalarında soru işaretleri bırakan bir isimdir metafizik… Adına Doğaüstü desek bile, her ne kadar görmezden gelinse, var olduğu görüldüğü halde varlığı kabul edilmese de, sürekli üzerine gidilen bir bilimdir aslında…
METAFİZİK NEYİ KAPSIYOR, METAFİZİK BİR BİLİM İSE EĞER; KONULARI NELER, NELERİ İNCELİYOR..?
Metafizik ismi aslında eski yunan filozofu Aristoteles’in “Fizik İlimlerin Ötesinde, Dışında, Fizik İlimlerden Olmayan” anlamına gelen bir kelimesidir. Yüzlerce yıldır, her dilde aynı anlama gelen “Metafizik” ismi, doğaüstü anlamına gelir. Bilim İnsanları yıllardır yaptıkları araştırmalarında elektriği buldular, aşıyı buldular, atomun yapısını, televizyonu ve en önemlisi haberleşmeyi, telefonu, bilgisayarı ve interneti buldular; daha ileri gidersek eğer cep telefonları ve arabaları bile bu cümlemin içine sığdırabilirim. Ancak burada metafizik açısından önemli olan nokta, tüm bu buluşları yaparken, yapamadıkları, anlayamadıkları bir takım tuhaf, doğaüstü olaylar. Örneğin rüyalar… Nedir Rüya diye sorsanız size söylenebilecek yüzlerce kelimelik, onlarca cümle söylerim. En kısa ve anlaşılabilir özetle rüya; yaşanılan zaman diliminde, farklı bir boyuta, arka pencereden bakmaktır; İnsan hayatının arka bahçesidir rüya… Bilimin rüya ile ilişkisine değinecek olursak, bazı buluşların rüya ile kişiye ilham vererek kazanıldığını, ortaya çıkarıldığını söyleyebilirim. Örnek verecek olursak; Atomun Parçalanması, Dante’nin İlahi Komedya’sının kayıp parçalarının, Dante’nin oğlu tarafından bulunması, İnsülin’in Keşfi, Dikiş Makinesi’nin icadı… Bunlar sadece öne çıkanlar, araştırılacak olursa bu saydığım önemli buluşlardan bir çoğunun rüya yolu ile çözümlendiği, bulunduğu ve kişiye ilham verdiği görülebilir. Tarih bunların örnekleri ile doludur. İşte burada yine metafizik açığa çıkıyor; en başta da belirttim, fizik ilimlerin algılayamadığı her şey, metafizik konusudur. Matematiğin anlayamadığı şey, metafiziktir; fiziksel araştırmalarda ortaya çıkan doğaüstü her şey, Metafiziktir; İnsan vücudunun ve kimyasının çözümleyemediği sırlar, Metafizik konusudur… İşte bu nedenle rüyalar, dinler, akıl ve algı; hatta duygular ve duygusal çözümsüzlükler, uzayın sonsuz sırları Metafiziğin önemli temalarındandır…
İNSANLAR BU TİP KONULARDAN FAZLA SÖZ ETMEKTEN BİLE KAÇIYOR, BÖYLE BİR DURUM SÖZ KONUSU OLDUĞUNDA NEDEN BİR ADIM GERİ DURULUYOR?
Nedeni çok basit: Korku…
Peki ben bir soru sorayım; insanlar neden korkar?
Bir çok şey sayılabilir, ayrılıktan, para kaybetmekten, sevdiğini, sevdiklerini kaybetmekten, yalnız kalmaktan, ağlamaktan, ağlatılmaktan ve en önemlisi ölümden… Tüm bu saydıklarım irdelendiğinde ortaya sadece bir gerçek çıkıyor: Bilinmezlik… Ayrılıktan, sevdiklerimizi, maddi ve manevi sahip olduklarımızı kaybetmekten korkarız çünkü; sonrasında bizi neyin beklediğini bilemeyiz. Ölümden korkarız, çünkü öldükten sonra kimse geri dönüp ne olduğunu söyleyememiştir, ruh bedenden çıkar ve toprak altına gömülür, o insan artık sadece anılarda kalır… Ölüm hakkında insanlık var olduğundan beri bir çok şey yazılmıştır, hatta kutsal kitaplar da bile bu esas belirli noktalara dayandırılmıştır; ancak hiç biri insanlara ölüm sonrasında ne olduğu ile ilgili kesin bir kanıt ve bilgi vermemiştir. İşte bu korkunun asıl kaynağı bize şu cevabı verir: Bilinmezlik… İnsanlar sadece bilmediklerinden korkarlar. Yemediğiniz bir yemeğin tadını bilemezsiniz, hissetmediğiniz bir kokunun nasıl olduğunu bilemeyeceğiniz gibi gitmediğiniz bir yerin tarifini yapamazsınız. İşte metafizik burada devreye giriyor: Bilinmeyen, felsefi ve matematik bilimlerin çözemediği, dolayısı ile bilinmeyen her bilinmezlik Metafizik’tir aslında… Bilinmezliğin en önemli maddesi ise Korku’dur. İnsanların doğaüstü ve metafizik ilimlere ve olaylara karşı geri çekilmesi, bu tip olayları ve anlatımları söz konusu yapmaktan kaçınması bilmemenin verdiği korkudan kaynaklanıyor.
Daha önce bahsetmiştik iki alem var diye… Fiziki Aleme insan beyni hükmedebiliyor, insan beyni ve bilgisi bu aleme ulaşabilmiş durumda. Bu alemden doğan soruları cevaplıyor, labaratuarlarda inceleyip, bir çözüm sunabiliyor; hatta şekillendirip, belirli bir sebep sonuç ilişkisine bağlayabiliyor. Kısacası İnsanlar Fiziki Alem ile ilgili çok önemli bir yol kat etmiş durumda. Ancak burada sorduğunuz soruya paralel olarak birde diğer penceremizde Fizik Ötesi Alem olan Metafizik var. İnsanlar Fizik ötesi karşısında henüz ilk adımlarını atamamış bir bebek gibi. Dolayısı ile henüz hükmedemiyor, sorulan sorulara tam bir cevap veremiyor, belirli bir sentez yapamadığı için, çözüm sunamıyor. Şu an sadece bakmak ve beklemek arasında duruyor. Duygusal olarak hissedilen büyük bir belirsizlik ve bilinmezlik… Yaşamımızda karşımıza çıkan Mucizeler, Doğaüstü olaylar, Ölüm, son yıllarda çok fazla merak edilen ve konusu sıklıkla geçen boyut ötesi kavramı ve paralel evren konusu; büyü, havas, cinler, melekler ve bedensiz varlıklar… İşte tüm bunlar Fizik Ötesi Alemin yani Metafiziğin alt başlıklarını oluşturuyor.
BÜYÜ KONUSUNA GELELİM…
Büyü konusu en fazla merak uyandıran ve genelde korku duyulan bir durum… Öncelikle şu gerçeğin altını çizmek istiyorum: Büyü vardır ve gerçektir… Büyü nedir; büyü bir sanattır, büyü insanların elde edemediklerini doğaüstü bir takım yollara başvurarak kazanma savaşıdır, büyü kaderi önemsemeden verilene başkaldırıştır, büyü mutsuzluğun ve umudun bir avuntusudur, büyü direniştir, büyü güçsüzlüğü kabul etmemektir… Herkes kabul etmeli ki büyü, insanlığın varoluşundan bugüne kadar kendini geliştirmiş bir olgudur. Eski çağlarda şamanların ve mısırlıların, eski Yunanlıların, romalıların başvurduğu doğaüstü olayların başında büyü gelir. Bu tarih bilgi ve belgelerinde gerçeklik özelliği taşır. Büyü kendi içinde çeşitleri olan bir doğaüstü durumdur, yapılışı zor olmakla birlikte, çözülmesi zor olan büyülerde vardır. Bazı büyülerin çözülmesi, yapılışı ile aynı yollardan gidilerek yapılır. Büyü konusu çok derin bilgiler içerir, herkesin büyü yapamadığı gerçeğini özellikle belirtmek isterim, dolayısı ile şunu kesin olarak söyleyebilirim ki, herkeste büyü bozamaz…
BÜYÜ VE VARLIKLAR İLİŞKİSİ
Büyü konusunun derin olduğunu belirtmiştim. Bu derin olan konulardan biri de, büyü yapılırken kullanılan varlıklar. Kullanmak kelimesi son zamanlarda birçok yazılı kaynakta belirtiliyor ancak, ben buna yardım almak diyorum.
Konuya daha detaylı bakmak gerekirse; büyü konusunun Fizik Ötesi Alemlerin bir yan ögesi olduğunu belirtmiştim. Fizik Ötesi Aleme karşı insanların korkuları olduğu ve bu korkunun ana kaynağının bilinmezlik olduğu göz önünde tutulursa, büyü konusu da hiç hafife alınacak bir tema değil. Büyü her ne amaç için yapılırsa yapılsın kesinlikle büyüyü yapan kişi, amacının olması için farklı bir boyuttan destek almalıdır. İşte Cinleri bu bağlamda konumuza dahil edebiliriz. Cin denilen varlık tamamen enerjiseldir, biyolojik bedeni yoktur, aynı zamanda bu varlıklar insanlardan uzun yaşadıkları gibi, çokta hızlıdırlar. Cinler ve insanlar arasında bir boyut farkı vardır. Onların yaşadıkları boyut ile insanların yaşadıkları boyut arasında çok keskin ve ince çizgiler vardır. Ancak bazı durumlar olur ki, bu ince perde delinir ve insanlar cinlere, cinlerde insanlara hem zarar verebilir; hem de yarar sağlayabilir. Bu varlıkların geçmişi bilmeleri çok uzun yaşamaları ile doğru orantılıdır. Kayıp eşyaları, kayıp insanları bulabilir, merak edilen bir kimsenin o anda, nerede, kiminle, ne yaptığını haber verebilirler bu da onların çok hızlı olmasından kaynaklanır. Bu tip bilgileri ise bu varlıklarla temas halinde olan kimseler verebilir. Şu gerçeği de önemle belirtmek isterim ki, herkes bu varlıklar ile bağlantı sağlayamaz.
BÜYÜ NASIL BOZULUR?
Öncelikle kişide gerçekten büyü var mı, yok mu bunun tespit edilmesi gereklidir. Gerçekten büyü varsa, çözülmesi işlemine gidilir. Büyünün çözülmesi bazı durumlarda nasıl ve ne ile yapıldığı ile orantılı olduğundan, yapılışı ile aynı yol izlenebilir. İşte bu da konumuz olan Doğaüstü bir durumdur. Ancak şu gerçek unutulmamalı; her başı ağrıyan, rahatsızlanan, ilişkisi biten ya da istediği olmayan insanların problemi büyü değildir. Bana gelen insanların sorunlarını dinlediğim zaman, özellikle sorduğum soru şu: Bu probleminiz tıbben bir anlam ifade edebilir mi? Hayatım boyunca gördüğüm, tanıştığım insanlardan ve yaşadığım olaylardan kendime çıkardığım paylardan biri; insan olarak bazen doyumsuz olabiliyor, gerçekleri görmek yerine inandıklarımıza tutunuyoruz. Kişinin eğer başı ağrıyorsa, büyü değil migren olabilir. Bir anda kişinin vücudu yürüme, yeme, görme işlevini yitiriyorsa, ona birilerinin büyü yaptığını düşünmeden önce bir tıp doktoruna görünmesi en kısa zamanda sağlığına kavuşmasını sağlayacaktır, ya da bir ilişki aniden bitiyorsa ilişki sürecinde olanlar değerlendirilmelidir veya bir insan aniden öfke nöbetleri geçiriyor, depresyona giriyorsa o ana kadar yaşadığı zorluklar, olumsuzluklar ve kişiye baskı yapan stres faktörü göz önüne alınmalı, bir psikolog ile görüşülmelidir. Tüm bunları yaptığı halde herhangi bir kurtuluş görülmediği halde insanlar büyü olgusunu düşünmeli ve Fizik Ötesi Alem’e dönmelidir ki, yapılması gereken budur.
ASTROLOJİ, KLASİK ASTROLOJİ, HİNT ASTROLOJİSİ KONULARINDAN BAHSEDELİM…
Astroloji eğitimimi yakın dostum Öner Döşer beyefendi’den, Hint Astrolojisi eğitimimi de yine benim için değeri büyük olan dostum Merih Akalın hanımefendiden aldım. Astroloji’ye bakışımız ile ilgili toplumca yapılan bir yanlışı düzeltmek istiyorum; astroloji sadece burçlar demek değildir. Burcunuzun o gün gazete ya da dergide, internet sitesinde yer alan yorumunu okumakta astroloji demek değildir. Astroloji, gökyüzü bilimi ve gökyüzünde oluşan olayların kişisel, toplumsal ve kültürel hayatımıza olan etkilerinin toparlandığı kocaman bir sentezdir. Burç ise doğduğumuz anda güneşin içinde bulunduğu Zodyak takımyıldızlarının karşılığı olan simge olmaktan ötedir. Astrolojik Bilgilere sahip olmak kişinin hayata bakış açısını dolayısı ile hayata karşı olan direncini güçlendirir. Astroloji kişiye hem günlük, hem aylık, hem yıllık olası yaşamsal tahminler verir.
PEKİ ASTROLOJİK ANALİZLER?
Son yıllarda tüm dünyada moda olan bir akım: Astrolojik Analiz… Keşke daha önce moda olsaydı… Astrolojik Analiz, kişilere arkadaş, iş, kariyer, evlilik, aile ve toplumsal sosyo-kültürel yaşamlarında izlemesi gereken yolları geniş bir şekilde sunar. İnsanlar; İlişki Analizi, Finansal Analiz, Bebek Analizi, Kariyer Analizi, Genel Analiz ve hatta aklınıza gelebilecek hemen hemen her konuda Astrolojik Analiz yaptırabilirler.
ASTROLOJİK ANALİZ VE YILDIZNAME AYNI ŞEY Mİ?
Astrolojik Analiz, kişinin doğum günü, saati ve yeri dikkate alınarak hazırlanan horoskop adını verdiğimiz yıldız haritası yorumlama sanatıdır. Yıldızname konusu çok ayrı… Yıldızname tamamen Metafizik bir konudur. Astroloji bilimi hakkında eğitimi tam olan bir astrolog bilir ki, astronomi sadece gök olaylarını inceler, astroloji ise gök olaylarını incelemekle kalmaz, yıldızların kişilere ve toplumlara olan etkisini ve bu etkinin sebep-sonuç ilişkisini ele alır. Eğer astronomi ve astroloji aynı şey olsaydı; Nasa’nın sitesinde günlük burcumuzu okuyor olurduk. Yıldızname konusu ise, tamamen dini bir olgudur. Yıldızname’yi Arap Astrolojisinin çıkmasına ön ayak olan, islami bir Kader Yorumu olarak görebiliriz. Yıldızname yorumu ve Yıldızname Analizi, Astrolojik Analizden daha zor ve zahmetli bir iştir. Astrolojik Analiz matematiksel bazı hesaplamalara dayanır; Yıldızname ise hem matematiksel (bildiğimiz matematik değil) hem de dinsel bazı hesaplamalara dayanır…
YILDIZNAME SİZİN UZMANLIK ALANINIZ MI?
Sadece Yıldızname olarak değil, şu ana kadar Metafizik anlamda oluşan Fizik Ötesi Alem hakkında gerek babamdan, gerek diğer alim, üstad ve büyüklerimden; aynı zamanda okuduklarım ve araştırdıklarımdan aldığım tüm dersler dahilinde, Metafizik Olaylara ve bu olayların oluş sırasına göre yaşanılan bazı durumlara hakim olayı öğrendim. Elbette Allah vergisi yetenek dışında, okumak, araştırmak, anlatılanlara değer vermek ve kavramak bu işin özü…
NE DEMEK ALLAH VERGİSİ YETENEK, BU İŞLE İLGİLENEN KİMSELERİN HEPSİNDE ALLAH VERGİSİ YETENEK OLMALI MI?
Allah vergisi yetenek dedim; bunun nedeni sonradan bazı duyu ötesi algılamalara sahip olunmayacağı anlamına geliyor. Yani, ya doğuştan gelen bir yetenek olması gerekli bu da ailenizde bu işle meşgul kimselerin olması ile hayat bulur; ya da ledün ilmi dediğimiz Allah’ın dilediğine bu yeteneği bahşetmesidir ki, buna İlm-i Ledun denir. Kur’an-ı Kerimde İlm-i Ledun’den Kehf Suresi 65. Ayetinde tüm açıklığı ile bahsedilir…
HERKES MEDYUM OLABİLİRMİ, HERKES MEDYUMLUK YAPABİLİR Mİ?
Medyum olmak herhangi bir okuldan mezun olup, diplomasını alarak medyumluk mesleğine başlamak değildir, bu iş bu kadar kolay olsaydı, sorunları olan insanlar bu sorunların çözümlenmesi için bu kadar çok uğraşmaz, kendi işlerini de kendileri halledebilirlerdi. Uzun lafın kısası yaptığım iş duyu ötesi bir hissiyat gerektirdiği gibi, maneviyatın yüksek olmasını da şart koşar. Bilgi elbette gereklidir, ancak var olmayan bir yetenek sonucunda bilgiyi ne ile nasıl harmanlayacaksınız? İşte asıl düğüm bu noktada başlıyor; insanoğlu bu güne kadar öğrenmek olgusu ile bilgiyi beyinlerine nakşettiler, neden bu ilimi öğrenmek yetmiyor? İşte bu nedenle burada Metafizik konusunu konuşuyoruz, yine bu nedenle diğer tüm bilim dallarının dışında kalan Fizik Ötesi Alem hakkında tartışıyoruz ve hala bu tür kavramlara yabancı kalıyor, korkuyla yaklaşıyoruz…
RUHSAL ŞİFA, REİKİ, FENG SHUİ
“Pisagor, şifa sanatının en kutsal sanat olduğunu söylemiştir. Şifa, en kutsal sanat ise, o halde beden ile olduğu kadar, ruh ile de ilgilenmelidir; çünkü, hiçbir varlık en önemli parçası hasta olduğu sürece sağlıklı olmaz…” (Tyan’lı Apolionius)
Ruhsal şifa, insanlığın var olduğu günden beri, metafizik alemin desteği ile gerçekleşen bir şifa tekniğidir. Ruhsal Şifanın kazanılması için ise pozitif enerji şart. Özellikle büyü saldırısına maruz kalan kişilerin çakralarının işlerliği bozulur, aurasında delikler oluşur; aura da oluşan bu delikleri kapatmak için enerjisel şifa yöntemlerine başvurulur. Bioenerji, insan bedeninde var olan tamamen doğal olan enerjidir. Ruhsal Şifacıların bedensel enerjilerini kullanarak yaptıkları tedavi şekline Bioenerji denir. Reiki de bir enerjisel Şifa yöntemidir. Reiki ise,evrensel Chi enerjisine aracı ve kanalize olan şifacı tarafından uygulanan yöntemdir. Tüm şifasal çalışmaların ana teması ise doğru nefes almaktan geçer. Bunun için kişi önce nefes tekniklerini iyice anlamalı, sonrasında kavramalı ve hayata geçirmelidir. Bu Chi Enerjisini vücutta harekete geçirir. Chi Enerjisi evrensel hayat ve yaşam enerjisi olarak adlandırılır. Uzak doğu felsefelerine bir göz atalım: hepsi nefes almak ve doğa ile iç içe yaşamaktan bahseder. Reiki, Bioenerji, Çakra açma çalışmaları, Chi Enerjisi, Feng Shui… hepsi Uzakdoğu kültüründen geliyor. Günümüzde çok popüler olan Yoga, yine aynı şekilde doğru nefes almak ve tam bir konsantrasyon sayesinde uygulanıyor. Feng Shui ise, yaşadığımız yerin, evin, işyerinin hatta bulunduğumuz alanın nefes almasını sağlıyor. Doğru yönlere doğru nesneler getirerek uygulanan feng shui yöntemi, rüzgar ve su anlamına gelen doğanın enerjisini yaşanılan mekana taşımak demek… kısaca yaşadığımız ortamın nefes almasını sağlamaktır feng shui…
Halen Metafizik, Astroloji ve Yıldızname konularında çalışmaları bulunan Medyum Zeynel Eroğlu , eğitim almaya ve eğitim vermeye devam ediyor. Aldığı tüm ders ve ilimleri günlük hayatıyla eşleştiren Medyum Zeynel Eroğlu , bunların haricinde bir çok metafiziksel ve okült ilimlerle alakalı seminer ve kurslar veriyor.
1999 yılında www.medyumca.com isimli siteyi kuran Medyum Zeynel Eroğlu , Havas ve Metafizik alanında Türkiye’de ilk kez website açan ve vergi levhası alan sertifikalı bir Metafizik Uzmanıdır. Ayrıca 2005 yılında açtığı www.astroanaliz.com isimli sitede yine Medyum Zeynel Eroğlu na aittir. Astroanaliz üzerinde Astroloji ve Tarot konusunda aldığı ders ve kurs notları yanı sıra, yaptığı araştırma ve sonuçlarından elde ettiği tüm bilgileri ziyaretçileriyle paylaşarak Astroloji ve Tarot Analizleri de yapmaya devam ediyor.
Şu an; Nispetiye mah. Ahmet Adnan Saygun cad. Belediye Sitesi Yolu A2 Blok No:7 / I Etiler – Beşiktaş – İstanbul Türkiye adresli iş yerinde danışmanlık hizmeti vermekte olan Medyum Zeynel Eroğlu , . Galaksi Danışmanlık adı altında yaptığı tüm işlerin Fiş yada Faturasını keserek yani Devlete gerekli Vergisini de vererek çalışmalarını sürdürüyor…

Zeynel Eroglu Metafizik & Havas ve Astroloji Danışmanlık Hizmetleri

Adres: Nispetiye mah. Ahmet Adnan Saygun cad. Belediye Sitesi Yolu
A2 Blok No:7 / I Etiler – Beşiktaş – İstanbul
Not: Etiler Akmerkez Ulus kapısı karşısı Belediye Sitesindeyiz.
Ayrıntıları konuşabilmemiz için lütfen arayınız…
GSM: 0533 594 25 77
TEL: 0212 590 25 77
Faks: 0212 351 25 78